Türkiye'nin de aralarında bulunduğu sekiz ülkenin dışişleri bakanları, Gazze'deki insani krize ilişkin ortak bir açıklama yayımladı. Açıklamada, İsrail'in Gazze sakinlerini Mısır'a zorla yerleştirme girişimlerine yönelik endişeler dile getirildi. Bakanlar, Filistin halkının kendi topraklarından sürülmesini kesinlikle reddettiklerini belirtti.
Refah Sınır Kapısı ve İnsani Durum Vurgusu
Dışişleri bakanları, ABD Başkanı Donald Trump tarafından önerilen planın, Refah Sınır Kapısı'nın her iki yönde de açık tutulması gerektiğini vurguladı. Bu planın, Filistin halkının hareket özgürlüğünü sağlaması ve onları topraklarından ayırmaya zorlamak yerine, kendi vatanlarında kalmalarını teşvik etmesi gerektiği ifade edildi. Amaç, bölgede istikrarı yeniden tesis etmek ve insani koşulları iyileştirmektir.
Trump Planının Tam Uygulanması Gerekliliği
Bakanlar, Trump'ın bölgede barışı sağlama konusundaki kararlılığını takdirle karşıladıklarını belirttiler. Güvenlik ve barışın sağlanması, bölgesel istikrarın güçlendirilmesi için "Trump Planı"nın herhangi bir gecikme veya engelleme olmaksızın tam olarak uygulanmasının önemine dikkat çekildi. Bu planın, bölgede yeni bir güvenlik ve istikrar dönemi için zemin hazırlaması hedefleniyor.
Ateşkes ve İnsani Yardımın Önemi
Açıklamada, ateşkesin tam olarak sürdürülmesi gerektiği vurgulandı. Sivillerin yaşadığı acıların hafifletilmesi, Gazze Şeridi'ne insani yardımların kısıtlama olmaksızın ulaştırılması büyük önem taşıyor. Ayrıca, erken iyileştirme ve yeniden yapılanma çalışmalarının başlatılması ve Filistin Yönetimi'nin Gazze Şeridi'ndeki sorumluluklarını yeniden üstlenmesi için gerekli koşulların oluşturulması gerektiği belirtildi. Bu adımlar, bölgede yeni bir güvenlik ve istikrar aşaması için zemin hazırlayacaktır.
İki Devletli Çözüm Vurgusu
Sekiz ülkenin dışişleri bakanları, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararı ve ilgili diğer kararların tam olarak uygulanmasını sağlamaya hazır olduklarını teyit ettiler. Amaç, uluslararası meşruiyete ve iki devletli çözüme uygun olarak adil, kapsamlı ve sürdürülebilir bir barışın sağlanmasıdır. Bu çabanın, 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin Devleti'nin kurulmasına yol açması gerektiği vurgulandı. Bu kapsamda, ABD ve diğer bölgesel/uluslararası taraflarla koordinasyon içinde çalışmaya devam etme kararlılığı dile getirildi. Bu önemli gelişme, Gazze Şeridi'ndeki mevcut durumun uluslararası alanda ne kadar yakından takip edildiğini göstermektedir.