ABD ve Rusya Arasındaki Nükleer Anlaşma Sona Erdi: Trump Yeni Bir Anlaşma İstiyor

Amerika Birleşik Devletleri ve Rusya Federasyonu arasındaki son nükleer silah kontrol anlaşması olan New START, süresinin dolmasıyla birlikte yürürlükten kalktı. Taraflar, anlaşmayı resmi olarak uzatma yoluna gitmedi. Ancak ABD Başkanı Donald Trump, mevcut anlaşmanın yerine Çin'i de kapsayan modernize edilmiş yeni bir anlaşma üzerinde çalışılması gerektiğini belirtti. Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, New START'ın ABD tarafından kötü müzakere edildiğini ve anlaşmanın ciddi şekilde ihlal edildiğini savundu.

Anlaşmanın Sonu ve Tarafların Tutumu

New START'ın Süresi Doldu

ABD ve Rusya arasında yürürlükte olan ve nükleer silahların kontrolünü sağlayan New START anlaşmasının süresi doldu. Bu durum, iki süper güç arasındaki nükleer denge konusunda belirsizlik yarattı. Anlaşmanın uzatılmaması, uluslararası güvenlik çevrelerinde endişelere neden oldu.

Rusya'dan Uzatma Teklifi

Rusya tarafı ise anlaşmanın devam etmesinden yana tavır sergiledi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, anlaşmanın bazı kritik maddelerinin bir yıllığına uzatılması yönünde bir teklifte bulunmuştu. Kremlin, anlaşma sona ermiş olsa da Rusya'nın uluslararası sorumluluklarını yerine getirmeye devam edeceğini açıkladı. Uluslararası anlaşmaların sürdürülebilirliği açısından bu tür adımlar büyük önem taşıyor.

Gizli Müzakereler İddiası

Amerikan medyası Axios'un haberine göre, anlaşmanın hükümlerine uyulması konusunda ABD ve Rusya arasında gizli görüşmeler yürütüldüğü iddia edildi. Haberde, iki ülkenin yetkililerinin Birleşik Arap Emirlikleri'nin başkenti Abu Dabi'de bir araya gelerek müzakereler gerçekleştirdiği öne sürüldü. Bu tür diplomatik temaslar, gerginliklerin azaltılmasına yönelik umut veriyor.

Trump'ın Yeni Anlaşma Talebi ve Çin Faktörü

Çin'in Dahil Edilmesi Talebi

Washington yönetimi, mevcut anlaşmayı Çin'in dahil olmaması nedeniyle uzatmaya yanaşmıyor. ABD, nükleer cephaneliklerini artırdığına inanılan Çin'in de bu tür anlaşmalara taraf olmasını istiyor. Bu durum, küresel nükleer silahsızlanma çabalarında yeni bir boyut kazanıyor.

Çin'in Pozisyonu

Pekin yönetimi ise nükleer cephanelikleri kendisininkinden çok daha fazla olan ülkelerle müzakerelere katılmasının mantıklı olmadığını savunuyor. Çin, kendi nükleer kapasitesinin ABD ve Rusya'ya kıyasla daha sınırlı olduğunu belirtiyor. Bu karşıt görüşler, yeni bir anlaşmanın müzakerelerini karmaşık hale getiriyor.

Nükleer Başlık Sayıları Karşılaştırması

Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü'nün verilerine göre, 2025 itibarıyla Rusya'nın yaklaşık 5 bin 459, ABD'nin ise 5 bin 177 nükleer savaş başlığına sahip olması bekleniyor. Çin'in nükleer başlık sayısının ise şu anda yaklaşık 600 olduğu tahmin ediliyor. Pentagon'a göre ise Çin'in bu sayısı 2030'da bini aşabilir. Bu rakamlar, Çin'in nükleer kapasitesinin artış eğilimini gözler önüne seriyor.

Nükleer Anlaşmaların Tarihsel Arka Planı

START Anlaşması'nın Kökenleri

Nükleer felaketleri önlemek amacıyla imzalanan ilk anlaşmalardan biri olan START Anlaşması, 1991 yılında ABD ve Sovyetler Birliği tarafından imzalandı. Bu anlaşma, her iki tarafın da 6 binden fazla nükleer savaş başlığı konuşlandırmasını yasaklıyordu. Bu anlaşma, Soğuk Savaş sonrası dönemde nükleer gerilimin azaltılmasında önemli bir rol oynadı.

New START Anlaşması'nın Detayları

START Anlaşması'nın yerini 2010 yılında Prag'da imzalanan New START Anlaşması aldı. Dönemin ABD Başkanı Barack Obama ve Rus mevkidaşı Dmitry Medvedev tarafından imzalanan bu anlaşma, her iki tarafın da konuşlandırılmış ve kullanıma hazır en fazla 700 füze ve bombardıman uçağında en fazla bin 550 nükleer savaş başlığı bulundurmasına izin veriyordu. Bu anlaşma, nükleer silahların kontrolü konusunda önemli bir çerçeve sunuyordu.

Anlaşmanın Askıya Alınması

Başlangıçta 2021'de sona ermesi planlanan New START Anlaşması, daha sonra 5 yıl daha uzatılmıştı. Ancak Rusya, Şubat 2023'te anlaşmanın bazı yönlerinin uygulanmasında tatmin edici olmayan durumlar olduğunu belirterek anlaşmayı askıya aldı. Rusya, ABD'nin anlaşmanın temel ilkelerine aykırı adımlar attığını iddia etti. Buna rağmen Rusya, anlaşmanın geçerlilik süresi dolana kadar sınırlamalara bağlı kalacağını vurgulamıştı. Bu durum, uluslararası ilişkilerde diplomasinin önemini bir kez daha ortaya koydu.

Editör Notu: Nükleer silah kontrol anlaşmalarının sona ermesi, küresel güvenlik açısından ciddi endişeler doğurmaktadır. ABD Başkanı Trump'ın Çin'i de kapsayan yeni bir anlaşma talebi, uluslararası ilişkilerde yeni bir dönemin başlangıcı olabilir.

İlgili Haberler