Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, CNN Türk programında ABD-İran gerilimi ve Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının sadece ham petrol ve doğal gaz sevkiyatını değil, küresel ekonomiyi de etkileyen çok katmanlı bir şok yarattığını açıkladı.
Enerji Şokunun Birincil ve İkincil Etkileri
Şimşek, petrol fiyatlarının yükselmesinin ilk etkisi olduğunu, ancak bunun enflasyon, küresel faizler ve dış ticaret gibi ikincil sonuçları da beraberinde getirdiğini vurguladı. Bu çok boyutlu şok, Türkiye’nin ihracat yaptığı bölgelere de dolaylı baskı oluşturuyor.
Enflasyon Üzerindeki Etki
Bakan, savaşın enflasyonist etkisinin %5 olduğunu ve çatışmanın uzaması halinde bu oranın artabileceğini belirtti. Enflasyonun yükselmesi, küresel faiz oranlarını da yukarı çekiyor.
Rezerv Birikimi ve Finansal Dayanıklılık
Şimşek, olası şoklara karşı 160 milyar dolar rezerv birikimi oluşturduklarını söyledi. 2023 ortasında 98,5 milyar dolar olan rezerv, Şubat sonunda 210 milyar dolara kadar çıkmış, savaş sonrası ise 160 milyar dolar seviyesine gerilemiş.
Deprem Harcamaları ve Bütçe Açığı
Deprem için 4,1 trilyon lira (yaklaşık 93 milyar dolar) harcandığını, bu harcamanın bütçeden karşılandığını ve yine de bütçe açığının düşük seviyede tutulduğunu belirtti.
Akaryakıt Fiyatları ve Eşel Mobil Sistemi
Petrol fiyatları varil başına 115‑120 dolar seviyelerine çıktığında, benzin ve mazot fiyatlarının sırasıyla 80 TL ve 95 TL’ye ulaşabileceği uyarısında bulundu. Ancak eşel mobil sistemi sayesinde bu artışların büyük bir kısmı vatandaşlara yansıtılmadı.
Enflasyon ve Kötümserlik
Petrol fiyatlarındaki düşüş, Türkiye’nin enflasyon beklentilerini iyileştiriyor. Şimşek, “Kötümser olmak için bir sebep yok” diyerek, enflasyonun düşüş trendinin devam edeceğini vurguladı.
Kira Enflasyonu ve Konut Arzı
Deprem bölgesinde kira enflasyonu %118’e kadar çıkmışken, ülke genelinde %109 seviyesinde seyrediyor. 2023 sonunda %30‑35 aralığına gerilemesi hedefleniyor. Bu hedef, önümüzdeki iki yılda 750 bin yeni konutun devreye alınmasıyla desteklenecek.
Gelecek İçin Stratejik Plan
Şimşek, kısa, orta ve uzun vadeli tedbirlerin bir arada değerlendirilerek ekonomik şoklara karşı dayanıklılığın artırıldığını belirtti. Bu yaklaşım, hem enerji fiyatlarındaki dalgalanmalara hem de dışsal jeopolitik risklere karşı bir tampon görevi görüyor.