Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, NTV'de Deniz Kilislioğlu'nun sorularını yanıtladı. Guterres, küresel çatışmaların artışına ve uluslararası hukukun uygulanmasındaki sorunlara dikkat çekerek, BM sisteminin karşı karşıya olduğu zorlukları ve geleceğe yönelik umutlarını dile getirdi. Özellikle Orta Doğu'daki gerilim ve İsrail-İran arasındaki çatışma üzerine yaptığı değerlendirmeler büyük yankı uyandırdı.
BM Sisteminin Çöküşü Tartışmaları ve Guterres'in Yanıtı
Röportajın başında Kilislioğlu, daimi Güvenlik Konseyi üyelerinin karıştığı sıcak çatışmaları ve BM'nin kuruluş amacını hatırlatarak, sistemin çöküp çökmediğini sordu. Guterres, sistemin tamamen çökmeyeceğini ancak büyük belirsizliklerle karşı karşıya olduğunu belirtti. Çatışmaların katlanarak arttığını ve en dramatik boyutun uluslararası hukukun artık uygulanmaması olduğunu vurguladı. Bu sorumluluğu taşıması gereken Güvenlik Konseyi üyeleri tarafından bile hukukun hayata geçirilmediğini gözlemlediğini ifade etti. Guterres, BM Genel Sekreteri olarak uluslararası hukukun koruyucusu olacaklarını ve bu tür durumların devam edemeyeceğini dünyaya iletmenin önemine değindi.
Uluslararası Hukukun Üstünlüğü Vurgusu
Durumun kontrolden çıkıyor gibi görünse de geriye dönülmesi gerektiğini savunan Guterres, hukukun gücünün, gücün üstünlüğüne galip geldiği bir dünyaya geri dönülmesi gerektiğini söyledi. Uluslararası kurumların hem saygı görmesi hem de barış için gerekli koşulları oluşturmak için tüm imkanlarını kullanması gerektiğini belirtti. Adaletin uluslararası ilişkilerde galip gelmesinin şart olduğunu ekledi.
Sorun Sistemde mi, Ülkelerde mi?
Guterres'e yöneltilen bir diğer soru, sorunun sistemde mi yoksa ülkelerde mi olduğu yönündeydi. Guterres, sistemin prensipler çerçevesinde herkesin oyunun kurallarını ve uluslararası hukuku kabul ettiği bir zeminde kurulduğunu ifade etti. Sorunun kanunlarda değil, ülkelerin kuralları ve kanunları ihlal etmesinden kaynaklandığını belirtti. Özellikle veto güçlerini kullanarak BMGK'da barış ve güvenliği garanti edecek kurumun çalışmasına izin vermemelerinin sorun olduğunu söyledi.
Ülkelerin Uluslararası Hukuka Uyumu Nasıl Sağlanacak?
Ülkelerin uluslararası hukuka uymalarının nasıl sağlanacağı sorusuna Guterres, mümkün olduğunca fazla baskı kurulması gerektiğini belirterek yanıt verdi. Dünyadaki güç dengelerinin ve ilişkilerinin değiştiğini, gelişmekte olan ekonomilerin etkisinin arttığını gözlemlediğini ifade etti. Hindistan, Türkiye, Çin, Brezilya ve Endonezya gibi ülkelerin yükselişine dikkat çekti. Bu değişimin Güvenlik Konseyi başta olmak üzere reform ihtiyacını doğurduğunu ve İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan kurumların mevcut dünyaya adapte olması gerektiğini vurguladı.
BMGK Reformu ve Gelecek Umutları
Guterres, BMGK'nın yeniden şekillendirilmesi konusundaki planının, dünyadaki güç ilişkilerinin değiştiği gerçeğinden hareketle reformlar gerçekleştirmek olduğunu belirtti. Yeni ortaya çıkan ekonomilerin uluslararası ilişkilere etkisinin arttığını ve Türkiye'nin de bu bağlamda çok etkili bir ülke olduğunu söyledi. Gerçeklerin her zaman kazanacağını ve kurumların temel güçlerinin dünyadaki gerçek gücüne ulaşması için reformların şart olduğunu ekledi. Gelecek için iyimser olduğunu, daha fazla reform baskısı olacağını ve adaleti tesis etmek, eşitsizliği azaltmak, hukukun üstünlüğünü sağlamak için çabaların artacağını umduğunu dile getirdi.
ABD-İsrail-İran Çatışması ve Guterres'in Değerlendirmeleri
Röportajın en dikkat çekici bölümlerinden biri, Orta Doğu'daki gerilim ve ABD'nin İran'a yönelik saldırıları üzerineydi. Guterres, ABD'nin bu savaşı niçin başlattığının amaçlarının net olmadığını söyledi. Açıkça ifade etmek gerekirse, bu savaşın İsrail'in her zaman istediği ve ABD'yi de içine çekmek istediği bir savaş olduğunu belirtti. ABD'nin mevcut amacının ve oyun sonu hedefinin net olmadığını vurguladı. Bu savaşın en kısa sürede sona ermesinin çok önemli olduğunu, çünkü artık sadece ABD ve İsrail'in İran'a yönelik bir saldırı olmanın ötesine geçtiğini söyledi. İran'ın bölgedeki birçok ülkeye saldırdığı bir durumun yaşandığını ve bunun küresel ekonomiyi büyük bir sıkıntıya soktuğunu, özellikle enerji, gübre ve gıda arz zincirlerinin etkilendiğini, enflasyonun dünya çapında artma eğiliminde olduğunu belirtti. Bu durumun en hassas ülkeleri ve nüfusları daha doğrudan etkileyeceğini ve bunun adil olmadığını vurguladı.
Hürmüz Boğazı'nın Önemi ve Denizcilik Hukuku
BM'nin Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasının olası sonuçlarıyla ilgili bir rapor yayınladığı hatırlatılan Guterres, uluslararası hukukun galip gelmesi gerektiğini yineledi. Denizcilik hukukunun açık olduğunu ve seyrüsefer özgürlüğünün olması gerektiğini söyledi. Hiçbir şekilde Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasının kabul edilemez olduğunu, navigasyon için açık olması gerektiğini ve buradan gelecek ürünlere tüm dünyanın ihtiyacı olduğunu belirtti.
Lübnan'daki Durum ve UNIFIL
İsrail'in Lübnan'a saldırması ve Lübnan'daki barış gücü UNIFIL'in gözlem noktalarının ateş hattında kalması üzerine Guterres, Lübnan halkının BM'nin oradaki varlığını istediğini söyledi. Lübnan'daki durumun dayanılacak gibi olmadığını, savaş ve saldırıların 700 bin kişinin yerinden edilmesine neden olduğunu, çok sayıda insanın öldüğünü ve yaralandığını belirtti. Durumun derhal sona ermesi, ateşkes ilan edilmesi ve Lübnan'ın toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı. Silahlı tek gücün Lübnan devleti olması gerektiğini ekledi.
ABD Savaş Biterse İsrail Devam Eder mi?
Guterres'e, ABD savaşı bitirmek isterse İsrail'in savaşmaya devam edip etmeyeceği soruldu. Guterres'in yanıtı netti: "ABD savaşı bitirmek isterse savaş biter."
Kıbrıs Sorunu ve Görev Süresi Mesajı
Kıbrıs adasının da İran'ın misillemelerinden etkilendiği ve adanın çevresinde savaş gemilerinin bulunduğu belirtildi. Guterres, Kıbrıs sorununu çözmek için çok sıkı çalıştıklarını, iletişimin yeniden başladığını ve amacının adanın halklarının modern dünyanın tüm imkanlarından yararlanması olduğunu söyledi. Görev süresinin son gününe kadar Kıbrıs sorununun çözülmesi için elinden gelen her şeyi yapacağını belirtti.
Zorlu Bir Dönem ve Dünya İçin Mesaj
Görev süresinin sonunda dünyaya bir mesajı olup olmadığı sorulduğunda Guterres, son derece zor bir dönemden geçtiklerini ifade etti. Körfez'de ve Ukrayna'da savaşlar olduğunu, pek çok bölgede savaşlarla uğraştıklarını belirtti. İnanılmaz bir eşitsizlik, adaletsizlik, açlık ve yoksulluk olduğunu, iklim kaosuyla karşı karşıya olduklarını ve bunun insanlar için varoluşsal bir tehdit oluşturduğunu söyledi. Bazı teknolojilerin kontrolden çıkma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu vurguladı. Dünya olarak bir araya gelinmesi gerektiğini, insanlığın bizi ayıran her ne varsa çok daha önemsiz olduğunu ve hep birlikte dünyayı doğru raya oturtmak gerektiğini belirtti.