Partinin yönetimdeki iki grup halinde olduğu Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin (BAM) "mutlak butlan" kararı sonrasında Özgür Özel liderliğindeki grup çağrı heyeti kurma hazırlıklarını tamamladı. Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısında olağanüstü kurultay için yargı yoluna gidilmesi kararı alındı. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun 830 delegenin imzasıyla ilettiği talebi yerine getirmemesi nedeniyle sulh hukuk mahkemesine başvurulacak, partiye çağrı heyleti atanması istenecek. Böylece partinin ikiye bölünmesiyle ilgili süreç hızlanacak ve önümüzdeki günlerde iki senaryo belirginleşecek: mahkeme başvurusu reddedilecek ya da kabul edilerek parti olağanüstü kurultaya götürülecek. CHP'nin yeni parti hazırlıkları da devam ediyor; kuruluş dilekçesi hazır ancak 20 Temmuz adli tatil başladığı için beklentiler bu tarihe çevrildi.
Yargı süreci ve çağrı heyeti
Mahkeme başvurusu ve olası senaryolar
Özel, MYK üyeleriyle yaptığı toplantıda olağanüstü kurultay için sulh hukuk mahkemesine başvurulmasına karar verdi. Talep, Kılıçdaroğlu'nun 830 delegenin imzasıyla ilettiği çağrıyı yerine getirmemesi üzerine partinin çağrı heyeti atanmasını isteyecek. Bu adım sonrasında iki olasılık var: mahkeme başvurusu reddedilecek veya kabul edilerek parti olağanüstü kurultaya götürülecek. Yargıtay'ın kararı, partinin geleceğini belirleyecek.
Özel'e yakın isimlerin istifası nedeniyle Parti Meclisi'nin düştüğünün tespit edilmesi talebi de dilekçede yer alacak. Bu talepten sonra iki senaryo söz konusu olacak. Başvuru ya mahkeme heyeti tarafından reddedilecek, ya da kabul edilip partiyi olağanüstü kurultaya götürmek üzere bir çağrı heyleti atanacak. GÖZLER 20 TEMMUZ'DA Özel kanadı bununla birlikte yeni parti hazırlıklarına da devam ediyor. Partinin kuruluş dilekçesinin hazır olduğu, ancak zamanlama olarak 20 Temmuz'un beklendiği belirtiliyor. Bahse konu tarihte adli tatil başlıyor ve Yargıtay'daki başvurunun bu güne kadar bir karara bağlanmaması, sürecin eylül ayına kadar rafta kalması anlamına geliyor. Kritik ayrıntıya son olarak “mutlak butlan” kararı öncesi CHP Sözcülüğü görevinde bulunan Zeynel Emre dikkati çekti. Yargıtay'a adli tatilden önce hükmünü açıklama çağrısında bulunan Emre, yeni parti tartışmalarına ilişkin de "Halkımızı seçeneksiz bırakmamak içini hazırlıklar yapıyoruz." diye konuştu. YARGITAY'DA NE OLUR? Özgür Özel’in temyiz başvurusu Yargıtay’a ulaştığında 3. Hukuk Dairesi’nde görülecek ancak “süre” ile ilgili herhangi bir yasal düzenleme bulunmuyor. Adli tatilin başlayacak olması nedeniyle "20 Temmuz" öne çıkıyor. Başvurunun bu tarihten önce mi ele alınacağı, yoksa ağustos ayı sonrasına mı kalacağı bilinmiyor. Dosyanın Yargıtay’da öncelikle usul yönünden ele alınması bekleniyor. İstinaf mahkemesinin mutlak butlan ve görevden uzaklaştırma kararı verip veremeyeceğine, kurultayın iptalini gerektirecek ölçüde hukuka aykırılığın bulunup bulunmadığına bakılacağı ifade ediliyor. Buradan çıkabilecek kararlar ise dört maddede özetleniyor: 1) Eğer Yargıtay istinafın hükmünü hukuka uygun bulursa onaylayabilir. Mutlak butlan kararı ve Kılıçdaroğlu yönetiminin göreve dönmesi hukuken kesinleşir. 2) İstinafın hukuki değerlendirmesi hatalı bulunursa karar bozulur, dosya yeniden incelenmek üzere geri gönderilir. 3) Yönetimin görevden uzaklaştırılmasına ilişkin tedbir kararı hukuka aykırı bulunurken kurultayın iptali yönündeki değerlendirme yerinde görülebilir. 4) Temyiz yetkisi, görev veya yargılama usulüne ilişkin eksiklikler tespit edilebilir, dosya esasa girilmeden bozulabilir.
Adli tatil ve Yargıtay kararı
20 Temmuz'da ne olacak?
Adli tatil 20 Temmuz'da başlayacak; bu nedenle Yargıtay'ın Özel'in temyiz başvurusuna ilişkin kararı bu tarihten sonra kesinleşecek. Başvurunun tatil öncesi ele alınması veya ağustos ayı sonrasına kalması belirsiz. Dosya öncelikle usul yönünden incelenerek istinaf mahkemesinin mutlak butlan ve görevden uzaklaştırma kararının hukuka uygun olup olmadığına bakılacak. Karar, partinin olağanüstü kurultay düzenleyip düzenlemeyeceğine etkili olacak.
Yargıtay'ın dört olası kararı şöyle: 1) İstinaf hükmünü hukuka uygun bulursa onaylayarak mutlak butlan ve Kılıçdaroğlu yönetiminin göreve dönmesini sağlayacak. 2) Hukuki değerlendirme hatalı bulunursa karar bozulup dosya yeniden incelenmek üzere geri gönderilecek. 3) Yönetimin görevden uzaklaştırılmasına ilişkin tedbir kararı hukuka aykırı bulunurken kurultayın iptali yönündeki değerlendirme yerinde görülebilir. 4) Temyiz yetkisi, görev veya yargılama usulüne ilişkin eksiklikler tespit edilebilir, dosya esasa girilmeden bozulabilir. Bu süreç, partinin iç çatışmalarının hukuki boyutunu daha da derinleştirecek.
Disciplin soruşturmaları ve milletvekili ihraçları
Yüksek Disiplin Kurulu'nda 20 Ağustos'ta görüşülecek
Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi, mahkeme tedbir kararı nedeniyle olağanüstü kurultaya gidilemeyeceği görüşünde. Bu gerekçeyle bir olağan kurultay süreci başlatan Genel Merkez, ayrıca birçok milletvekili ve il başkanını ihraç talebiyle disipine sevk etti. CHP Sözcüsü, bu adımın nedenini “Haklarında şaibe bulunan, kamuoyunda sıklıkla tartışılan, iddianamelere konu olan bu arkadaşlarımızla ilgili disiplin süreci uygulama kararı almış bulunuyor.” olarak açıkladı. Aralarında genel başkan yardımcılarının da olduğu vekillerin dosyaları, 20 Ağustos'ta Yüksek Disiplin Kurulu'nda (YDK) görüşülecek. Bu isimler şöyle:
- CHP Grup Başkanvekili ve Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır
- CHP Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Gökhan Günaydın
- CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu
- CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Özgür Karabat
- CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Adana Milletvekili Burhanettin Bulut
- Balıkesir Milletvekili Ensar Aytekin
- Ankara Milletvekili Umut Akdoğan
- Malatya Milletvekili Veli Ağbaba
- İstanbul Milletvekili Turan Taşkın Özer
İhraç talepleri, partinin iç çatışmalarının hukuki boyutunu daha da derinleştirecek. Adli tatil nedeniyle YDK'nın 20 Ağustos'ta vereceği karar, partinin geleceğini belirleyecek.
Liderlerden tepkiler
Kılıçdaroğlu Özel'in ayrılmasına gerek görmüyor
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, TV100 yayınında Özgür Özel'le ilgili olarak şunları söyledi: "Partiden ayrılmasına gerek yok. Hangi gerekçeyle partiden ayrılıyor? Parti içinde mücadele edebilir. Ama parti içinde paralel yapı olmaz. 'Herkes gelsin bana tabi olsun' diye bir şey yok. Paralel yapılar kurmak doğru değil." Kılıçdaroğlu, Özel'in grup toplantısı düzenleme planı için "Partinin iç tüzüğüne de hukuka da uygun değil ama yapsın. Ülkenin çok daha önemli sorunları var." yorumunu yaptıktan sonra CHP içinde birlik çağrısı yaptı: "Hiç kimsenin partiden ayrılma lüksü yoktur. Türkiye'nin bugünkü koşullarında ayrılma lüksü yoktur. Kendi içimizde çatışan değil, ülkeyi bu hale getirenlerle mücadele etmemiz lazım."
İki tarih neden önemli?
20 Temmuz ve 20 Ağustos tarihlerinde iki kritik süreç sona erecek: birincisi Yargıtay'ın mutlak butlan kararıyla ilgili vereceği karar, ikincisi ise Yüksek Disiplin Kurulu'nun milletvekili ihraç taleplerine ilişkin vereceği karar. Bu tarihler, CHP'nin iç çatışmalarının hukuki boyutunu belirleyecek ve partinin önümüzdeki dönemdeki yapısını şekillendirecek. Özel'in çağrı heyeti kurma girişimi ve Kılıçdaroğlu'nun birlik çağrısı, partinin geleceği için belirleyici olacak.