Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan "Ateş Çukuru" Vurgusu: "Her Türlü Tehdide Hazırlıklıyız"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da düzenlenen 10. Milli İrade İftar Programı'nda önemli açıklamalarda bulundu. Baharın müjdecisi bir akşamda bir araya gelmenin mutluluğunu dile getiren Erdoğan, Ramazan ayının barış, dayanışma ve merhamet ayı olduğunu hatırlattı. Ancak, İslam coğrafyasının bu mübarek günlerde dahi acı ve savaşlarla anılmasının kendisini derinden üzdüğünü belirtti.

Gazze'deki Acı Tablo ve Dünya Vicdanı

Erdoğan, 10 Ekim'den bu yana Gazze'de hayatını kaybedenlerin sayısının 640'a ulaştığını vurguladı. Hayatını kaybedenlerin büyük çoğunluğunun çocuk, kadın ve yaşlılardan oluştuğunu söyledi. Annesinin yanağına bir gül kondurarak okula gönderdiği çocukların bombaların veya kurşunların hedefi olduğunu belirten Erdoğan, bu durumun komşu ülkelerden Afrika'ya kadar geniş bir coğrafyada yaşandığını dile getirdi. Çocukların korkuyla büyüdüğü bir dünyanın tüm güzelliklerinin anlamsızlaştığını ifade etti. Henüz 6 yaşındaki çocukların dahi vahşice katledildiği bir dünyada, oyuncakların kana bulandığı, hayallerin yarım kaldığı bir ortamda "tüm denizlerin mavi olmasının" bir anlamı olmadığını söyledi. Çocukların çocukları büyütmek zorunda kaldığı bir dünyanın da aynı şekilde anlamsızlaştığını ekledi.

"Dünya Vicdan Tutulmasına Uğramış Durumda"

Bazı ülkelerin zulmü ve soykırımı görmezden geldiğini, hatta İsrail gibi ülkelere destek verdiğini belirten Cumhurbaşkanı, bir avuç vicdan sahibi ülke ve kurum dışında coğrafyadaki zulümlere tepki gösterenlerin neredeyse kalmadığını ifade etti. Aileleri yok olan on binlerce Gazzeli ve Suriyeli çocuğun dramının yeterince gündeme gelmediğini söyledi. Türkiye olarak, vicdan tutulmasına uğramış böyle bir dünyada insanlığın vicdanı olma mücadelesi verdiklerini vurguladı.

"Baskılar Karşısında Susmayacağız"

Erdoğan, bu can bu tende olduğu sürece mazlumların yanında olacaklarını, zulme rıza göstermeyeceklerini, baskılar karşısında sinmeyeceklerini ve susmayacaklarını ilan etti. Gazze'deki kardeşler başta olmak üzere dünyadaki tüm mazlumlarla dayanışma içinde olduklarını belirtti. Demokrasiyi tehdit eden tehlikelerden korunmak için aralarındaki dayanışma ve dostluğu diri tutmanın önemine dikkat çekti. Bir binanın tuğlaları gibi birbirine kenetlendikçe, istiklal ve istikballerine uzanan "namahrem elleri" kırabileceklerini söyledi. Ramazan'dan hemen önce millete hakaret eden grupların ideolojik dayatmalarına ancak bu şekilde karşı koyabileceklerini ifade etti. Mesafe koymadıklarını ve bundan sonra da tek yürek, tek bilek olarak mücadelelerini sürdüreceklerini belirtti.

"Her Türlü Tehdide Yönelik Önleme Faaliyetleri Sürüyor"

Hükümet olarak, ülkeyi savaşın içine çekmek isteyen tertip, tuzak ve tahriklere karşı son derece dikkatli hareket ettiklerini belirten Erdoğan, olayların sadece görünen kısmına değil, perdenin arkasındaki gizlenen kısımlarına da odaklandıklarını söyledi. Hiçbir ihtimali veya senaryoyu dışlamadan, her şeyi en ince detayına kadar analiz ettiklerini ifade etti. Dün gece olduğu gibi, hava sahasını ihlal eden her türlü tehdide karşı gerekli önleme faaliyetlerinin de sürdüğünü ekledi. Ülkeyi bu "ateş çukuru"ndan uzak tutmanın birinci öncelikleri olduğunu vurguladı. Vatandaşlardan, İran'a yönelik saldırılarla eş zamanlı olarak körüklenen mezhep ve etnik köken temelli kışkırtmalara karşı da dikkatli olmalarını istedi.

"Daha Çevik ve Atılgan Olmamız Gereken Bir Döneme Girdik"

Erdoğan, kendilerinden öncekilerin büyük fedakarlıklarla açtığı yolda, surdaki gedikleri büyütmek için mücadele verdiklerini söyledi. Bu nedenle, daha çevik ve atılgan olmaları gereken yeni bir döneme girdiklerini belirtti. Bu yeni dönemde sivil toplum kuruluşlarının her zamankinden daha güçlü, uyumlu ve görünür olması gerektiğini vurguladı. Sivil toplum kuruluşlarının asıl güç kaynağının maddi imkanları değil, samimiyetleri ve gayretleri olduğunu ifade etti. Kendilerini güçlü kılanın yüksek binalar veya şaşaalı imkanlar değil, dik duruşları, tavırları ve idealleri için verdikleri mücadele olduğunu söyledi. Maddi imkanları samimiyetle harmanladıkları sürece hedeflerine ulaşabileceklerini belirtti.

"İlber Ortaylı Hocamıza Rahmet Diliyorum"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gün içinde vefat haberini almaktan büyük üzüntü duyduğu Prof. Dr. İlber Ortaylı'ya Allah'tan rahmet diledi. Entelektüel kişiliği, engin bilgi birikimi, kitapları, araştırmaları ve akademik çalışmalarıyla milletin sevgisini ve saygısını kazanan merhum hocanın ailesine ve öğrencilerine başsağlığı diledi. Bu vesileyle, İlber Ortaylı gibi değerli şahsiyetlerin kaybının toplumsal bir boşluk yarattığını ifade etti.

Editör Notu: Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşması, Gazze'deki insani krize dikkat çekerek küresel vicdanı sorgularken, aynı zamanda Türkiye'nin bölgesel güvenlik politikalarına ve iç birlikteliğin önemine vurgu yapması açısından dikkat çekiciydi.

İlgili Haberler