Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, TRT tarafından düzenlenen Uluslararası Çocuk Medyası Zirvesi 2025'te yaptığı konuşmada, çocukların dijital dünyada karşılaştığı risklere dikkat çekti. "Dijital Çağda Çocuk Medyası: Aileyi Güçlendirmek, Değerler İnşa Etmek" temasıyla İstanbul Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleşen zirvede, Emine Erdoğan, çocukların güvenli bir dijital ortamda büyüyebilmesi için büyüklerin sorumluluklarına vurgu yaptı. Zirveye, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir ve İstanbul Valisi Davut Gül gibi önemli isimler de katıldı.
Çocukların Dijital Dünyadaki Kırılganlığı
Emine Erdoğan, açılış konuşmasında çocukların dijital dünyadaki durumuna dair derin endişelerini dile getirdi. Çocukların hayatlarının ilk anlarından itibaren dijitalleştiğini belirten Erdoğan, ebeveynlerin çocukları sakinleştirmek veya yemek yedirmek için tablet ve telefon gibi araçları "dijital emzik" veya "dijital arkadaş" olarak kullandığını söyledi. Bu durumun, çocukların mahremiyet hakkını ihlal ettiğini ve "unutulma hakkını" ellerinden aldığını vurguladı. Evlerin içine kadar giren dijital dünyanın, güvenilirliği bilinmeyen kişilerle dolu olduğunu ve mahremiyet kavramının belirsizleştiğini ifade etti.
Erdoğan, Türkiye'de ortalama ekran süresinin günlük 6 saati aştığını ve insanların telefonlarını günde ortalama yüz kez kontrol ettiğini belirtti. Yetişkinlerin ekranlara gömülü kaldığı sürece, çocukların da benzer davranışlar sergileyeceğini söyledi. Bu nedenle, çocukların sosyal medyada aradıkları beğeni, ilgi ve sevgiyi aile ortamında bulmaları gerektiğini savundu. Bayramlaşmayı görüntülü konuşmalarla, özel günleri kutlamayı sanal kartlarla geçiştirmenin, hayatın doğal akışından uzaklaştırdığını ifade etti.
Dijital Oyunların Tehlikeleri ve Sosyal Medya Düzenlemeleri
Emine Erdoğan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın hazırladığı ve kendisinin de imzaladığı "Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi"ne değindi. Bu sözleşmenin, çocukların dijital ortamlarda güvenliğini sağlamayı amaçladığını belirtti. Ayrıca, 15 yaş altı çocuklara yönelik sosyal medya düzenlemesi üzerinde çalışıldığını ve bu düzenlemenin yakın zamanda hayata geçeceğini müjdeledi. Dünyada da sosyal medyaya yönelik yasal düzenlemelerin arttığına dikkat çekerek, çocukların yüksek yararını gözeten politikaların önceliği olduğunu vurguladı.
Türkiye'de 6-15 yaş arasındaki çocukların internet kullanımının yüzde 91'in üzerinde olduğunu belirten Erdoğan, bu kullanımın eğitim amaçlı olmasının yanı sıra video izleme, oyun oynama ve sosyal medya gibi alanlarda da yoğunlaştığını söyledi. Araştırmaların, dijital oyunların çocukları intihara sürükleyebileceği, şiddete meyilli hale getirebileceği, gerçeklik duygularını yitirmelerine ve akademik başarılarının düşmesine neden olabileceği yönündeki bulgularını paylaştı. Cep telefonlarının hafıza bozukluğuna, bilişsel becerilerin azalmasına ve antisosyal davranışlara yol açabildiğini de ekledi.
Erdoğan, çocukların sosyal medya platformlarında çevrimiçi istismar, siber zorbalık, cinsiyetsizleştirme propagandası ve dijital bağımlılık gibi pek çok riskle karşı karşıya kaldığını belirtti. Günlük hayatta çocuklarda ve gençlerde şiddet davranışlarının arttığına şahit olunduğunu ve sırf beğeni toplamak için kamusal alanlarda huzuru bozan eylemler sergilendiğini üzülerek gözlemlediğini ifade etti. Zararlı içeriklerin sadece sosyal medya ve oyunlarda değil, dijital yayın platformları ve televizyonlarda da şiddetin ve değerlerle bağdaşmayan konuların yaygınlaştığını söyledi.
Toplumun Değerleri ve İlham Kaynakları
Emine Erdoğan, toplumun her kesiminde temiz içerik talebinin arttığını ancak dizi ve film senaryolarında "hayatın farklı karakterlerinden ilham alındığı" söyleminin üzücü olduğunu dile getirdi. Gerçek hayatta ilham alınacak pek çok güzel insan olduğunu vurgulayan Erdoğan, ailesinin hasretini çekenler, hastalıklara çare arayan bilim insanları, uzak köylere giden öğretmenler, mazlum coğrafyalara yardım eli uzatanlar, yetimlere sahip çıkanlar, bayrağını dalgalandıranlar, borçlarını sessizce ödeyenler, kimsesiz yaşlılara bakanlar, engelli arkadaşlarına destek olanlar, Afrika'da su kuyusu açtıranlar, afet bölgelerine ilk koşanlar, fidan dikip orman oluşturanlar ve sevgiyi, merhameti ana din bilenler gibi örnekleri sıraladı. Bu tür insanları ayakta alkışladığını belirtti.
Erdoğan, sosyal medya, diziler, filmler ve çizgi filmlerin dünyanın güzelleşmesi ve iyilik tohumlarının serpilmesi için de kullanılabileceğini söyledi. Teknolojiyle çevre sorunlarının çözülebileceğini, sosyal medyanın gıda israfını sonlandıran bir ilham platformu olabileceğini ve dijital oyunların çocukların bilimsel becerilerini geliştirecek şekilde tasarlanabileceğini ifade etti. Tüm paydaşların üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirmesi halinde, bu alanların olumlu yönde kullanılabileceğini sözlerine ekledi.