ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yaşanan gerilimin üçüncü haftasına girerken, İngiliz Financial Times gazetesine verdiği özel röportajda dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Trump, özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki gemi geçişlerinin devamlılığı için NATO müttefiklerinden destek talep etti. Avrupa ülkelerinin Körfez petrolüne olan yüksek bağımlılığını vurgulayan Trump, boğazın açık tutulması için müttefiklerin yardımının "yerinde olacağını" belirtti.
Müttefiklerden Destek Beklentisi ve NATO'ya Gözdağı
Trump, röportajda, müttefiklerin kendilerine yeterince destek olmadığını dile getirerek, "Biz her zaman müttefiklerimizin yanında olduk ama onlar bizim yanımızda olmuyorlar," dedi. Bu duruma devam etmesi halinde NATO'nun geleceğinin tehlikede olduğunu ima eden Trump, "Eğer Avrupa ve diğer müttefiklerimiz Hürmüz Boğazı'nı açmak için bize destek vermezse NATO'yu çok kötü bir gelecek bekliyor," şeklinde konuştu.
Beklenen Yardım Türleri ve Lojistik Zorluklar
Gazetenin müttefiklerden ne tür bir yardım beklediğine dair sorusuna Trump, "Ne gerekirse," yanıtını verdi. Avrupa'nın ABD'den daha fazla mayın temizleme gemisine sahip olduğunu belirten Trump, bu gemilerin bölgeye gönderilmesini istedi. Ayrıca, Avrupalılardan asker desteği de beklediğini ifade eden Trump, Hürmüz Boğazı'ndaki durumla ilgili diğer ülkelerle görüşmelerin sürdüğünü ekledi.
Sosyal medya üzerinden de açıklamalarda bulunan Trump, İran'ın ateşkes talep ettiği iddiasını yineledi. İran'ın füze altyapısını hedef aldıklarını ve İran'ın anlaşma yapmak istediğini ancak hazır olmadıklarını düşündüğünü belirtti. Bu durum, bölgedeki tansiyonun ne kadar hassas olduğunu gözler önüne seriyor.
Hürmüz Boğazı'ndaki Durum ve Olası Senaryolar
Hürmüz Boğazı'nda savaş gemilerinin petrol tankerlerine eşlik etmesi fikri gündemdeyken, karaya asker çıkarma ihtimali de göz ardı edilmiyor. Savaşın başından beri bölgede mahsur kalan 600'dan fazla tankerin tahliyesinin aylar sürebileceği belirtiliyor. Tankerlerin boğazdan güvenli bir şekilde geçebilmesi için hem gemi sahiplerinin hem de sigorta şirketlerinin ikna edilmesi gerekiyor. İran tehdidinin tamamen ortadan kaldırılmasının, bu tahliyeler için yeterli olmayabileceği düşünülüyor.
Dünya petrolünün beşte birinin sevkiyatının yapıldığı Hürmüz Boğazı, 28 Şubat'tan bu yana fiilen kapalı durumda. ABD'li komutanlara göre İran, bölgeyi dronları ve gemisavar füzeleriyle bir "ölüm kutusu"na dönüştürebilir. Olası bir senaryoda, Amerikan savaş gemileri müttefik donanmalarıyla birlikte boğazdan geçerek mayınları temizleyecek ve İran'ın saldırılarını püskürtecek. Ancak uzmanlar, bu tür bir operasyonda gemilerin hasar görmesi veya batması riskinin yüksek olduğunu belirtiyor.
Uluslararası Tepkiler ve Ülkelerin Tutumları
Trump'ın çağrısına uluslararası alandan farklı tepkiler geldi. Güney Kore Devlet Başkanlığı Ofisi'nden yapılan açıklamada, uluslararası deniz yollarının güvenliğinin tüm ülkelerin çıkarına olduğu belirtildi ve Trump'ın isteğinin "dikkatle değerlendirileceği" ifade edildi. Küresel deniz lojistik ağının hızla normalleşmesi umudu dile getirildi.
Japonya'da iktidardaki Liberal Demokratik Parti'nin politika sorumlusu Kobayaşi Takayuki ise Hürmüz Boğazı'na gemi göndermenin "aşılması son derece zor bir eşik" olduğunu söyledi. Yasal olarak bu olasılığı elemeyeceklerini ancak mevcut duruma göre dikkatle ele alınması gereken bir mesele olduğunu belirtti.
Almanya ise bu operasyona katılmayacağını net bir dille ifade etti. Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, ülkesinin söz konusu çatışmanın aktif bir parçası olmayacağını vurguladı. Alman hükümetinin tutumunun net olduğunu ve olası bir diplomatik müzakere sürecine dahil olmayı arzuladıklarını aktardı. Wadephul, Hürmüz Boğazı'ndaki güvenliğin ancak diplomatik bir çözümle ve İran ile yapılacak görüşmelerle sağlanabileceğini belirtti. Ayrıca, Avrupa Birliği'nin (AB) Kızıldeniz'deki deniz güvenliği misyonunun beklenen etkiyi göstermediğini de ekledi.
Bu gelişmeler, küresel enerji güvenliği ve uluslararası ilişkiler açısından büyük önem taşıyor. Bölgedeki gerilimin tırmanması, dünya ekonomisi üzerinde de ciddi etkiler yaratabilir. Hürmüz Boğazı'nın stratejik konumu, buradaki herhangi bir istikrarsızlığın küresel çapta yankı bulmasına neden oluyor.