İzmir'in Gaziemir ilçesinde yaşayan 85 yaşındaki Semra Ş., öz torunu K.Ş. ve eşinin kendisini darp ettiğini, evinden kovduğunu ve hatta çamaşır suyu ile zehirlemeye çalıştığını iddia etti. Yaşlı kadın, yaşadığı dehşet dolu anları anlatarak hukuki yollara başvurdu.
Kentsel Dönüşüm Sürecinde Yaşananlar
Ev Üzerinden Kurulan Oyun
Olayın kökeninde, Semra Ş.'nin yaşadığı evin kentsel dönüşüm sürecine girmesi yatıyor. Kentsel dönüşüm kapsamında yeni daireler inşa edildikten sonra, yaşlı kadının iddiasına göre mülkler çeşitli hilelerle torunu K.Ş. üzerine tescil edildi. Bu süreçte Semra Ş., torunuyla birlikte kiralık bir evde ikamet etmek zorunda kaldı.
Yeni Dairelere Taşınma Kabusu
Yeni daireler teslim edildikten sonra Semra Ş., evine yerleşmek istediğinde büyük bir şok yaşadı. İddialara göre, torunu K.Ş. evi kendisine teslim etmeden önce, tanımadığı kişileri eve yerleştirmişti. Yaşlı kadın, eve geldiğinde yabancıların varlığıyla karşılaştı.
Darp ve Tehdit İddiaları
"Burası Benim Mülküm, Defol Git!"
Semra Ş., eve yerleşmek istediğinde torunu ve eşinin kendisine engel olduğunu belirtti. Yaşlı kadın, "Tepki gösterdiğimde üzerime yürüdüler. 'Burası benim mülküm, defol git.' diyerek beni evimden kovmaya çalıştılar." şeklinde konuştu. Bu durum, yaşlı kadının yaşadığı travmanın boyutunu gözler önüne seriyor.
Bıçaklı Tehdit ve Zehirleme Girişimi
Yaşananların ardından mutfağa gittiğinde torunu tarafından darp edildiğini anlatan Semra Ş., yaşadıklarını şu sözlerle aktardı: "Torunum beni darp etti, buzdolabına vurdu ve bıçak çekti. Beni yukarıdaki kiracı kurtardı. Hatta çayıma çamaşır suyu koyarak beni zehirlemeye kalkıştılar." Bu iddialar, olayın vahametini ve ciddi bir tehlike barındırdığını gösteriyor.
Hukuki Süreç ve Destek
Semra Ş., yaşadığı bu korkunç olaylar karşısında savcılığa suç duyurusunda bulundu. Yetkililerden yardım ve adalet bekleyen yaşlı kadın, bu tür olayların başka kimsenin başına gelmemesi için hukuki sürecin titizlikle yürütülmesini talep ediyor. Bu tür aile içi şiddet ve dolandırıcılık vakaları, toplumda büyük yankı uyandırıyor ve kadınların korunması gerektiği gerçeğini bir kez daha ortaya koyuyor. Yaşlıların haklarının korunması ve güvende olmaları, toplumun en önemli sorumluluklarından biridir. Bu tür olayların önlenmesi için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı gibi kurumların daha etkin rol alması bekleniyor.