Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın emanet kasasında meydana gelen ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran 147 milyon liralık soygunla ilgili soruşturma derinleşiyor. Olayda, adli emanet bürosunda işçi kadrosunda görevli Erdal Timurtaş'ın, emanette bulunan yaklaşık 25 kilogram altını ve 50 kilogram gümüşü, bir market arabasıyla adliyeden çıkardığı ortaya çıktı. Bu inanılmaz olay, adalet sisteminin emanet kasalarının güvenliği hakkında ciddi soruları beraberinde getirdi.
Soygunun Detayları ve Şüphelinin Hareketleri
Market Arabasıyla Çıkış, Boş Dönüş
Soruşturma kapsamında elde edilen bilgiler, olayın boyutunu gözler önüne seriyor. Erdal Timurtaş'ın, emanet kasalarındaki değerli madenleri bir metal market arabasına doldurarak adliyeden ayrıldığı belirlendi. Ancak dikkat çekici bir detay olarak, şüphelinin adliyeye boş bir market arabasıyla döndüğü tespit edildi. Kasaların ise anahtarla açılarak boşaltıldığı anlaşıldı. Bu durum, olayın planlı bir şekilde gerçekleştirildiğini ve içeriden destek alınmış olabileceği ihtimalini güçlendiriyor.
WhatsApp Mesajları ve Kaçış Planı
Şüphelinin kaçmadan önce arkadaşlarına gönderdiği WhatsApp mesajları da soruşturmanın önemli bir parçasını oluşturuyor. Timurtaş'ın, "Ben malları sattım, Allah çarşınıza pazar versin." şeklinde bir mesajla durumu kabullendiği ve olayın ardından kaçış planını devreye soktuğu anlaşılıyor. Bu mesajlar, şüphelinin eyleminin farkında olduğunu ve pişmanlık duymadığını gösteriyor.
Tanıkların İfadeleri ve Şüphelinin Profili
Esnafın Şaşkınlığı: "Hiç Beklemezdim"
Olayın yaşandığı adliyenin yakınındaki bir kafeteryada esnaflık yapan Erkut Sunmak, Erdal Timurtaş'ı tanıdığını ve olay karşısında büyük bir şaşkınlık yaşadığını dile getirdi. Sunmak, "Erdal, sabah ve akşam geçerken uğrardı. Özünde 10 numara çocuktu çok da severdim. Hiç yakıştıramadım, ondan böyle bir şey hiç beklemezdim." şeklinde konuştu. Esnaf, şüphelinin işine sahip biri olduğunu ve kendisine güvendiğini belirterek, olayın kendisi için tam bir yıkım olduğunu ifade etti.
Güvenilir Görünen Personel
Erkut Sunmak, Erdal Timurtaş'ın altında bir arabası olduğunu ve adli emanette çalıştığını bildiğini söyledi. Kendisine güvendiğini ve işine sadık biri olarak gördüğünü ekledi. Bu ifadeler, şüphelinin dışarıdan bakıldığında güvenilir bir profil çizdiğini ancak içeride farklı bir plan peşinde olduğunu gösteriyor.
Çalınan Değerli Madenlerin Detaylı Listesi
Altın ve Gümüş Vurgunun Boyutları
Yapılan incelemeler sonucunda çalınan değerli madenlerin miktarı ve türü detaylı olarak belirlendi. Bu kapsamda; 9 bin 6 gram altın, 49 adet reşat altını, 438 adet kolye, 66 gram küpe, 5 kilo altın, 7 arma altın, 167 adet tam altın, 606 bilezik, 1477 gram bilezik, 376 yarım altın, 1328 çeyrek altın, 40 cumhuriyet altını, 2701 gram takı, 487 ata altını, 6 adet gremse altın ve 50 kilo gümüşün kayıp olduğu tespit edildi. Bu rakamlar, olayın finansal boyutunun ne kadar büyük olduğunu açıkça ortaya koyuyor.
Olayın Başlangıcı ve Şüphelinin Kaçışı
Uzun Süre İşe Gelmeyen Personel Şüphelendirdi
Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı Emanet Bürosu'nda görevli işçi kadrolu Erdal Timurtaş'ın uzun bir süredir işe gelmemesi, sorumlu cumhuriyet savcısının dikkatini çekti. Durumdan şüphelenen savcı, emanet memuru K.D.'ye kasaları açtırma talimatı verdi. Kasaların boş olduğunun anlaşılması üzerine yapılan incelemede, soruşturma ve kovuşturma dosyalarına ait yaklaşık 50 kilogram gümüş ve 25 kilogram altının kayıp olduğu belirlendi.
Eş ve Çocuklarla Birlikte Yurtdışına Kaçış
Savcılık, E.T. ve kasalardan sorumlu olan K.D.'nin gözaltına alınması talimatını verdi. Ancak yapılan araştırmalar sonucunda Erdal Timurtaş'ın, eşi ve çocuklarıyla birlikte 19 Kasım'da saat 08.22'de uçakla İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan İngiltere'ye kaçtığı tespit edildi. Bu durum, olayın uluslararası boyut kazanma ihtimalini de gündeme getirdi. Bu tür olaylar, adalet sisteminin güvenilirliği ve emanet kasalarının denetimi konusunda daha sıkı tedbirler alınması gerektiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Güvenlik açıklarının kapatılması ve benzeri olayların yaşanmaması için acil adımlar atılması büyük önem taşıyor. Bu olayın sonuçları, hem adalet sisteminin işleyişi hem de kamuoyu nezdindeki güven algısı açısından yakından takip edilecektir. Bu tür olayların önlenmesi için Adalet Komisyonu'nun da benzer konularda denetim mekanizmalarını güçlendirmesi bekleniyor.