Mükremin Gezgin’in Tahliyesi ve Dava Süreci

Mükremin Gezgin’in Tahliyesi ve Dava Süreci

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iddianamesiyle yargılanan sosyal medya fenomeni Mükremin Gezgin, 14’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde tutuklu bulunduğu hâlde tahliye edildi. Sanığın, cinsiyet temelli alaycı paylaşımları ve fuhuşa aracılık iddialarıyla yargılanması, mahkemenin ara kararıyla sonuçlandı.

Dava İçeriği ve Suçlamalar

İddianame ve Suçlamalar

İddianamede, Mükremin Gezgin’in TikTok ve diğer platformlarda kadın ve erkek cinsiyetine yönelik aşağılayıcı ifadeler kullandığı, halkı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği ileri sürülüyor. Ayrıca, “Masal” takma adını kullanan trans birey Onur B. ile cinsel birliktelik sağlamak için aracılık yaptığı iddia edildi.

Deliller ve Bilirkişi Raporları

Dosyada yer alan siber inceleme raporları, telefon mesaj kayıtları ve para transferleri incelendi. Bu belgeler, sanığın Baki Z. adlı şahısla iletişime geçtiği ve ona 1.500 TL gönderdiği, ayrıca bir uçak bileti almayı planladığı ancak gerçekleşmediği yönünde bulgular içeriyor.

Sanığın Savunması

İddiaların Reddi

Mükremin Gezgin, mahkemede yaptığı savunmada, “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmedim” diyerek suçlamaları reddetti. Kendisinin bir balıkçı restoranında tanıştığı Baki Z. ile sohbet ettiğini, gönderilen paranın sadece harçlık amaçlı olduğunu ve fuhuşa aracılık etmediğini belirtti.

İletişim Detayları

Sanık, Baki Z. ile yaptığı görüşmede “Ben trans biriyim” ifadesini kullandığını ve bu konuşmanın ardından para gönderildiğini, ancak bu paranın fuhuşla ilgili olmadığını vurguladı.

Mahkemenin Kararı ve Sonuç

Tahliye ve Adli Kontrol

Mahkeme, sanığın tutukluluk süresini, ifadelerin tamamlanmış olmasını ve delillerin karartılamayacağını göz önünde bulundurarak tahliyesine karar verdi. Ancak, yurt dışına çıkış yasağı ve haftada bir gün ikametgahına en yakın kolluk birimine imza atma şartı getirildi.

Gelecek Duruşma

Baki Z. adlı şahıs, bir sonraki duruşmada tanık olarak dinlenmek üzere 8 Ekim tarihine ertelendi.

Bu dava, sosyal medyada ifade özgürlüğü ile toplumsal sorumluluk arasındaki sınırların yeniden tartışılmasına yol açıyor. Sosyal Medya ve Hukuk konularında benzer süreçler yakından izleniyor.

Editör Notu: Bu davanın seyrinin, internet üzerindeki nefret söylemleri ve suçlamalarla mücadelede yeni bir emsal oluşturması bekleniyor.