ABD'de Öğrenci Davası: Dışişleri Bakanı Rubio'nun Sınır Dışı Kararı Onaylandı

ABD'de Öğrenci Davası: Dışişleri Bakanı Rubio'nun Sınır Dışı Kararı Onaylandı

ABD'de, özellikle Filistin'e destek veren öğrencilere yönelik sınır dışı kararlarında ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun bizzat rol oynadığı ortaya çıktı. New York Times'ın federal yargıç William G. Young'ın açıkladığı belgelere dayanarak yaptığı habere göre, Rubio, bazı öğrencilerin üniversitelerdeki Filistin ve Gazze konulu brifinglerinin ardından sınır dışı edilme kararını onayladı. Bu durum, öğrencilerin siyasi görüşleri nedeniyle hedef alındığı iddialarını güçlendirdi.

Öğrencilere Yönelik Sınır Dışı Süreci Detayları

Federal yargıç William G. Young'ın incelediği belgeler, ABD yönetiminin belirli öğrencileri, İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki operasyonlarına karşı muhalefetleri nedeniyle hedef aldığını gösteriyor. İç Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanan ve Dışişleri Bakanlığı'na iletilen dosyalarda, beş öğrencinin sınır dışı edilmesi yönünde resmi tavsiyeler yer alıyordu. Bu tavsiyeler, Dışişleri Bakanı Rubio tarafından onaylandı.

Brifingler ve Resmi Tavsiyeler

Belgelere göre, Rubio, söz konusu öğrenciler hakkında "Filistin ve Gazze" konulu bir brifing aldı. Bu brifingde, ABD'de yasal olarak bulunan öğrencilerin üniversitelerde Filistin'e destek gösterilerine katıldığı ve İsrail'in Gazze'deki eylemlerine karşı eleştirel yazılar yayımladığı bilgisi paylaşıldı. Bu bilgilerin ardından, öğrencilerin sınır dışı edilmesi yönündeki resmi tavsiyeler Rubio'nun onayına sunuldu.

Yargıç Young'ın Hükmü

Yargıç Young, tanıklıklar ve sunulan belgeler ışığında yaptığı değerlendirmede, ABD yönetiminin öğrencileri, siyasi görüşleri nedeniyle yasa dışı yollarla sınır dışı etmek için hedef aldığına hükmetti. Bu karar, öğrencilerin ifade özgürlüğü ve siyasi katılım hakları açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

Öne Çıkan Öğrenci Davaları

Bu süreçte adı geçen öğrenciler arasında, Tufts Üniversitesi'nde doktora eğitimi alan Türk öğrenci Rümeysa Öztürk ve Columbia Üniversitesi'nde yüksek lisans öğrencisi Filistinli aktivist Mahmud Halil bulunuyor. Her iki öğrencinin de gözaltına alınması ve sınır dışı edilme tehlikesiyle karşı karşıya kalması, uluslararası kamuoyunun dikkatini çekti.

Rümeysa Öztürk'ün Gözaltına Alınması

Massachusetts eyaletindeki Tufts Üniversitesi'nde doktora yapan Türk öğrenci Rümeysa Öztürk, 25 Mart 2025 akşamı iftar için dışarı çıktığı sırada ICE (Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza) görevlileri tarafından gözaltına alındı. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Öztürk'ün öğrenci vizesinin iptal edildiğini ve sınır dışı edileceğini duyurdu. Rubio, Hamas destekçisi olarak tanımladığı 300'den fazla yabancı öğrencinin vizesinin iptal edildiğini belirtti. Ancak, federal mahkemelerden Öztürk'ün sınır dışı edilmesini engelleyen kararlar çıktı.

Üniversite Yönetiminden Destek

Rümeysa Öztürk'ün doktora eğitimi aldığı Tufts Üniversitesi yönetimi, öğrencisinin serbest bırakılması için çağrıda bulundu. Rektör Sunil Kumar, mahkemeye sunduğu açıklamada, Öztürk'ün tutuklanmasının üniversitenin uluslararası topluluğunu olumsuz etkilediğini ve okul güvenliği konusunda endişeler taşıdıklarını belirtti.

Filistinli Aktivist Mahmud Halil'in Tutuklanması

Columbia Üniversitesi'nde protestolara öncülük eden Filistinli yüksek lisans öğrencisi Mahmud Halil de 3 Mart 2025'te eşiyle evine girerken gözaltına alındı. Avukatı Amy Greer, Halil'in daimi ikametgah sahibi olmasına ve ABD'li bir eşi bulunmasına rağmen ICE yetkililerince tutuklandığını ve yeşil kartının iptal edildiğini belirtti. Dışişleri Bakanı Rubio, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Amerika'daki Hamas destekçilerinin vizelerinin veya yeşil kartlarının iptal edilerek sınır dışı edileceklerini ifade etti. Halil'in avukatlarının başvurusu üzerine sınır dışı edilmesine geçici engel konuldu ve daha sonra hakkındaki iddiaların tutukluluğu haklı kılacak düzeyde olmadığı gerekçesiyle kefaletle serbest bırakılmasına karar verildi.

Yeşil Kart ve Daimi İkametgah Statüsü

Mahmud Halil'in durumu, yeşil kart sahibi ve daimi ikametgah statüsündeki bireylerin bile siyasi aktivizm nedeniyle hedef alınabileceği endişesini doğurdu. Avukatları, Halil'in yasal statüsünün korunması için mücadele etti.

Belgelerin Kamuoyuyla Paylaşılması

Federal soruşturmalarla ilgili belgelerin gizli tutulması yönündeki talepler daha önce yargıç Young tarafından onaylanmıştı. Ancak yargıç, geçen hafta aldığı kararla "kamu yararı gerekçesiyle" belgelerin yayınlanması yönündeki basının taleplerini kabul etti. Bu gelişme, davanın şeffaflığı açısından önemli bir adım olarak görüldü. Bu belgeler, öğrencilerin sınır dışı edilme süreçlerinin nasıl işlediğine dair önemli ipuçları sunuyor. Daha fazla bilgi için Amerika Birleşik Devletleri'nin göçmenlik politikaları hakkında Wikipedia'dan bilgi alabilirsiniz.

Editör Notu: Bu dava, ABD'deki ifade özgürlüğü ve göçmenlik politikaları arasındaki hassas dengeyi gözler önüne seriyor. Öğrencilerin siyasi görüşleri nedeniyle hedef alınması, uluslararası insan hakları açısından önemli soruları gündeme getiriyor.