Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Uluslararası Yatırımcılar Derneği'nin (YASED) 45. Olağan Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin son 23 yılda uluslararası doğrudan yatırım alanında kaydettiği önemli başarıları gözler önüne serdi. Bakan Kacır, küresel ekonomide yaşanan değişimlere dikkat çekerek, Türkiye'nin bu süreçte nasıl bir cazibe merkezi haline geldiğini detaylandırdı. Toplantıya Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve iş dünyasının önde gelen isimleri de katıldı.
Küresel Ekonomide Yeni Dengeler ve Türkiye'nin Yeri
Bakan Kacır, küresel ekonominin liberal ticaret dönemini geride bıraktığını belirtti. Yerinde üretim ve tedarik zincirlerinin yakınlaştırılması gibi korumacı politikaların öne çıktığını vurguladı. Jeopolitik krizlerin ve tedarik kırılganlıklarının küresel üretim haritasını yeniden şekillendirdiğini söyledi. Bu bağlamda, rekabetçi ve sürdürülebilir bir ekonomi için dijital dönüşüm ve yeşil dönüşümün öneminin arttığını ifade etti. Yenilikçi teknolojilerdeki kapasitenin, ülkelerin üretim ve kalkınmada fark yaratmasını sağladığını ekledi.
Sanayi ve Teknolojide Lider Konum
Türkiye'nin sanayi ve teknolojide son 23 yılda büyük bir ilerleme kaydettiğini belirten Bakan Kacır, ülkenin askeri insansız hava aracı üretiminde dünyada, ticari araç, güneş paneli, otobüs, beyaz eşya, tekstil, ağaç ürünleri ve çelik üretiminde ise Avrupa'da lider konumda olduğunu açıkladı. Alüminyum, düz cam, seramik, plastik mamul, motorlu taşıtlar ve rüzgar türbini üretiminde de Avrupa'nın önde gelen üreticileri ve tedarik merkezleri arasında yer aldığımızı söyledi. Türkiye'nin, Çin'den Orta Avrupa'ya kadar olan kuşakta en fazla çeşit ürünü rekabetçi fiyatlarla birçok pazara ihraç eden bir ülke haline geldiğini vurguladı.
Ekonomik Başarılar ve Yapısal Reformlar
Bakan Kacır, Türkiye'nin ürün ihracatını 36 milyar dolardan 273 milyar dolara, milli geliri ise 239 milyar dolardan 1,6 trilyon dolara taşıdığını açıkladı. Kişi başına düşen milli gelirin 18 bin doları aştığını ve Türkiye'nin yüksek gelirli ülkeler grubuna adım attığını hatırlattı. Geçen yıl sanayi katma değerinin son 4 yılın en hızlı artışını kaydettiğini ve makine-teçhizat yatırımlarının yüzde 5 yükseldiğini belirtti. Bu kazanımların, Cumhurbaşkanının liderliğinde inşa edilen siyasi ve ekonomik istikrar zemini, özel sektöre yönelik teşvikler ve ulaştırmadan inovasyona kadar her alanda hayata geçirilen eser ve hizmetler sayesinde elde edildiğini söyledi.
AR-GE ve İnovasyon Altyapısı Güçleniyor
Etkin AR-GE teşvik sistemiyle büyük bir altyapı kurulduğunu ve insan kaynağının sanayi ile teknoloji ekosisteminin ihtiyaç duyduğu yetkinliklerle donatıldığını ifade etti. Yerli ve yabancı ayrımı gözetmeksizin Türkiye'ye güvenen, üreten, istihdam sağlayan ve teknoloji geliştiren her girişimin desteklendiğini belirtti. Bu sayede Türkiye'nin uluslararası yatırımcılar için güvenilir bir ortak konumuna geldiğini vurguladı.
Uluslararası Doğrudan Yatırımlar Rekor Kırdı
Bakan Kacır, 2002 yılında sadece 14 milyar dolar olan uluslararası doğrudan yatırım stokunun, son 23 yılda yapılan yapısal reformlar ve tesis edilen güven iklimi sayesinde 290 milyar dolara yaklaştığını açıkladı. Küresel uluslararası doğrudan yatırımlardan alınan payın yüzde 0,2'den yüzde 1'in üzerine çıktığını ve Türkiye'nin bu alanda pek çok ülkeyi geride bıraktığını söyledi. Şu anda 88 bin uluslararası firmanın Türkiye'de faaliyet gösterdiğini belirtti.
Teknoloji Kapasitesi ve Teşvik Programları
Yaklaşık 800 küresel firmanın AR-GE ve tasarım merkezleriyle Türkiye'nin teknoloji kapasitesini güçlendirdiğini dile getiren Bakan Kacır, öngörülebilir ve istikrarlı bir yatırım ortamı sunma kararlılığını teşvik mekanizmalarıyla somutlaştırdıklarını söyledi. Geçen yıl devreye alınan yeni teşvik sistemiyle "Milli Teknoloji Hamlesi" ve bölgesel kalkınmayı hızlandıracak yatırımlara destekler sunulduğunu belirtti. Türkiye'yi yüksek teknoloji yatırımlarının adresi haline getirmek amacıyla tarihin en büyük ölçekli teşvik programı olan HIT-30'un hayata geçirildiğini ekledi. Bu program kapsamında mobilite, güneş enerjisi ve sağlık teknolojisi alanlarındaki yatırımların önünün açıldığını söyledi. Ayrıca, veri merkezi, yapay zeka, kuantum altyapısı ve endüstriyel robot yatırımlarına yönelik çağrılar başlatıldığını duyurdu.
Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi ve Yeşil Dönüşüm
Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programı ile kritik ve stratejik alanlardaki yatırımlara ayrıcalıklı finansman sağlandığını belirten Bakan Kacır, bu programla 397 milyar liralık yatırımın önünün açıldığını ifade etti. Günümüz dünyasında sadece üretmenin yeterli olmadığını, verimliliği artırmanın ve sürdürülebilirliği merkeze almanın rekabetçi üretimin olmazsa olmazı olduğunu vurguladı. Sanayiyi çevre dostu yatırımlarla büyütmek ve üretimi daha akıllı hale getirmek amacıyla "Dijital ve Yeşil Dönüşüm Programları"nın uygulamaya alındığını söyledi. Dünya Bankası işbirliğiyle yürütülen projelerle 1 milyar doların üzerinde finansmanın sanayicilerin, KOBİ'lerin ve yeşil teknoloji girişimlerinin hizmetine sunulduğunu belirtti. Türkiye ekonomisinin üretim ve katma değerle büyümesi için gereken her türlü tedbirin alınmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.
Stratejik Konum ve Genç Nüfus Avantajı
Türkiye'nin Avrupa'nın en dinamik ve büyük ekonomileri arasında yer aldığını belirten Bakan Kacır, Gümrük Birliği ve Serbest Ticaret Anlaşmaları sayesinde yatırımcılar için 1 milyar nüfusluk geniş bir pazara gümrüksüz erişim sağlandığını vurguladı. Üç kıtanın kesişim noktasındaki konumu sayesinde üretimden lojistiğe, ticaretten teknolojiye kadar birçok alanda avantajlar sağlandığını kaydetti. Son 23 yılda oluşturulan gelişmiş ulaştırma ağının, yatırımcıların İstanbul Havalimanı'ndan 4 saatlik uçuşla 32 trilyon dolarlık dev bir ekonomik havzaya erişimini sağladığını belirtti. Türkiye'nin pek çok Avrupa ülkesinden 10-15 yaş daha genç bir nüfusa sahip olmasının da önemli bir avantaj olduğunu ekledi. Üreticilere Avrupa'daki en rekabetçi elektrik maliyetlerinden birinin sunulduğunu ve yenilenebilir enerji yatırımlarıyla enerji arz güvenliğinin tahkim edildiğini söyledi. 115 ülke ile imzalanan Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması (YKTK) anlaşmaları ile yatırımcılara uluslararası standartlarda güçlü bir hukuki koruma ve öngörülebilir bir yatırım zemini sunulduğunu ifade etti.
Gelecek Vizyonu ve Bölgesel Kalkınma
Gelecek dönemde sanayinin düşük karbonlu üretime geçişine ivme kazandıracaklarını belirten Bakan Kacır, fiber altyapı, 5G ve ötesi, bulut teknolojileri alanlarındaki yatırımlarla Türkiye'nin dijital ekonominin sunduğu fırsatlardan en üst düzeyde