Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nde, CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nda usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin görülen davada, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 12 sanığın yargılanmasına bugün devam ediliyor. Bu dava, parti içi dengeleri ve gelecekteki siyasi gelişmeleri yakından ilgilendiriyor.
Önceki Duruşmada Neler Yaşandı?
Birleştirme Talebi Reddedildi
En son 23 Şubat'ta görülen duruşmada mahkeme, dosyanın "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasıyla birleştirilmesi yönünde savcılık görüşünü dikkate alarak bir muvafakatname yazılmasına karar vermişti. Ancak, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, bu birleştirme talebini reddetti. Bu karar, davanın Ankara'da ayrı olarak görülmeye devam edeceğinin bir göstergesi oldu.
Kemal Kılıçdaroğlu Mağdur Sıfatıyla Yer Alıyor
Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, Ekrem İmamoğlu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ve CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik gibi isimler sanık olarak yargılanıyor. 13 Ocak'taki celsede Ekrem İmamoğlu, kurultayın şeffaf yürütüldüğünü savunmuştu. Kendisine divan başkanlığı teklif edenin, mağdur sıfatıyla dosyada yer alan eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu olduğunu belirtmişti.
Lütfü Savaş'ın Davaya Katılma Talebi Kabul Edildi
CHP kurultayının iptalini talep eden eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş'ın davaya katılma talebi de bir önceki celsede mahkeme tarafından kabul edildi. Bu durum, davanın kapsamını genişleten önemli bir gelişmeydi.
Suçlamalar ve Cezalar
Delegelere Menfaat Karşılığı Oy Kullandırma İddiası
Görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve diğer 11 sanık, delegelere menfaat karşılığı oy kullandırmakla suçlanıyor. İddianamede, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu mağdur, İmamoğlu müdafi, eski CHP Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ise müşteki olarak yer alıyor.
3 Yıla Kadar Hapis Cezası İsteniyor
İddianamede yer alan bilgilere göre, İmamoğlu'nun yanı sıra İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve diğer sanıklar hakkında Siyasi Partiler Kanunu'nun 112. maddesi uyarınca "oylamaya hile karıştırma" suçlamasıyla 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Bu madde, siyasi partilerdeki seçim süreçlerinin adil ve şeffaf yürütülmesini sağlamayı amaçlar.
Davanın Geçmişi ve Gelişimi
Kurultaylar ve Şaibe İddiaları
Davanın kökeni, 4-5 Kasım 2023'te gerçekleşen 38. Olağan Kurultay ve 6 Nisan 2025'te yapılan 21. Olağanüstü Kurultay'a dayanıyor. Eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ve bazı delegeler, 38. Olağan Kurultay'da şaibe olduğunu iddia ederek, delegelerin oylarının rüşvet karşılığında alındığı gerekçesiyle farklı mahkemelerde davalar açmıştı. Bu davalar daha sonra 42. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde birleştirildi.
Mutlak Butlan Tartışmaları
Dava sürecinde, söz konusu kurultayla ilgili mutlak butlan tartışmaları da gündeme geldi. Davacılar, oylamaya rüşvet ve hile karıştırıldığını, delege iradesinin sakatlandığını savunuyor. Kurultayın yok hükmünde sayılmasını talep eden davacılar, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun göreve iade edilmesi gerektiğini ileri sürüyor. Bu durum, hukuki zeminde karmaşık bir tartışmayı beraberinde getiriyor.
Parti İçi Tepkiler ve Açıklamalar
Özgür Özel'den Kılıçdaroğlu'na Uyarı
Uyarı: CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kılıçdaroğlu'nun olası bir "kayyum" durumuna karşı yaptığı açıklamalara tepki göstererek, "Görevi kabul etmek tarihi bir hata olur. Siyasi Partiler Kanunu'nda kayyum değil, çağrı heyeti var. Onda da 40 gün içinde seçim yapılır." şeklinde konuştu. Bu açıklama, parti içindeki gerilimi gözler önüne serdi.
İmamoğlu: "Çok İçimi Yaktı"
Ekrem İmamoğlu, mutlak butlan kararı çıkması halinde görevi devralacağını belirten eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları üzerine, "Büyük bir ihanete uğrama duygusuyla karşı karşıyayım. Çok içimi yaktı." ifadesini kullandı. Bu sözler, İmamoğlu'nun bu sürece dair derin üzüntüsünü yansıtıyor.
Mansur Yavaş'tan Kılıçdaroğlu'na Tepki
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da geçtiğimiz yıl Kılıçdaroğlu'nu ziyaret etmişti. Kılıçdaroğlu'nun bu görüşmede "Partiyi kayyuma teslim etmem." dediği iddia edilmiş ve parti içi tartışmalar alevlenmişti. Yavaş'ın bu ifadeler üzerine tepki gösterdiği ve "Bu şekilde bir siyaset olursa parti bölünür. Siyaset yapmaktan vazgeçebilirim." dediği öne sürüldü. Bu gelişmeler, parti içindeki farklı görüşleri ve olası bölünme risklerini ortaya koyuyor.