Ümraniye'deki Dehşet Evinde İkinci Cinayet Ortaya Çıktı: Katiller İkinci Kurbanı Beklemiş

Şişli'de bir çöp konteynerinde parçalanmış halde bulunan Özbekistan uyruklu Durdona Khakımova cinayetinin ardından, olayın failleri olduğu belirlenen D.A.U.T. ve G.A.K. isimli şahısların, aynı evde başka bir cinayet daha işledikleri ortaya çıktı. Ümraniye'deki bir evde Özbekistan uyruklu Sayyora Ergashaliyeva'yı (32) da öldürdükleri anlaşılan zanlılar, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Nöbetçi hakimlik, iki şüpheliyi "tasarlayarak, canavarca hisle ve eziyet çektirerek kasten öldürme" suçlarından tutuklama kararıyla cezalandırdı.

İkinci Kurbanın Varlığı Kayıp Başvurusuyla Anlaşıldı

İki çocuk annesi Sayyora Ergashaliyeva'dan haber alamayan ailesi, Özbekistan'dan Türkiye'deki Özbek Kadın Hakları Derneği'ne başvurdu. Dernek Başkanı Azade İslamova ve dernek avukatları Ezgi Ekin Arslan ile Cevat Bozkurt, aileyle görüşerek durumu değerlendirdi. Durdona Khokimova'nın öldürüldüğü evde Sayyora Ergashaliyeva'nın da bulunabileceği şüphesi üzerine aileye hukuki süreç hakkında bilgi verildi. 5 Şubat'ta Türkiye'ye gelen aile, 6 Şubat'ta savcılığa başvurarak kayıp ihbarında bulundu. Bu başvuru, Ümraniye'deki dehşet evinde işlenen ikinci cinayetin ortaya çıkmasını sağladı.

Avukatlardan Çarpıcı Açıklamalar

Yaşanan dehşeti anlatan avukatlar Ezgi Ekin Arslan ve Cevat Bozkurt, olayın boyutunu gözler önüne serdi. Avukatlar, "Aynı valizle iki cesedin taşınmış olması, ceset için emniyetin 400 ton çöpü ayrıştırması, zanlıların sadece 15-20 günlük tanışıklıkla iki kadını katledebileceklerine dair şüphelerimizi artırıyor. Sayyora'nın Özbekistan'daki arkadaşına 'mutlu değilim, döneceğim' dediği ancak failin arkadaşını arayarak 'kalmaya devam edecek' dediği bilgisi var. Başvurularımız olana kadar ikinci kadının varlığından haberdar değillerdi. Bu faillerle başka kadınlar da irtibat kurdu mu, kayıp vakaları var mı, araştırılmasını istiyoruz. Belki de başka kadın cinayetleri de açığa çıkacak" şeklinde konuştular.

"5 Dakika Gecikseydi Ceset Bulunamayabilirdi"

Avukat Cevat Bozkurt, olayın ortaya çıkışındaki kritik anları paylaştı. Bozkurt, "Aile 5'inde geldi, 6'sında savcılığa suç duyurusunda bulunduk. İhbardan sonra araştırmalar başladı. Şüpheliler sorgularında Sayyora Hanım'ı katlettiklerini itiraf ettiler. Duyduğumuz bilgilere göre, Sayyora Hanım 23-24 Ocak gecesi katledilmiş, cesedi parçalanarak bir kısmı evin yakınındaki çöp konteynerine, kalanı ise Fatih'te başka bir konteynere atılmış. Ardından Durdona Hanım'a mesaj atarak gelmesini sağlamışlar. Durdona Hanım'ın cesedini toplayıcının bulmasından yaklaşık 5 dakika sonra çöp kamyonu gelmiş. Eğer 5 dakika daha geç kalsaydı, Durdona Hanım'ın cesedinin de bulunamama ihtimali vardı. Emniyetin toplamayı durdurmasıyla olay ortaya çıktı. Bizim başvurularımız olmasa ikinci kadının varlığından haberdar olmayacaklardı" dedi.

Aileden Destek Talebi

Özbek Kadın Hakları Derneği Başkanı Azade İslamova, Durdona Khokimova'nın ailesinin kendilerine ulaştığını belirtti. İslamova, "Kızımız kayıp, onun da orada olabileceği tahminlerinde bulundular. Biz de hukuki süreç hakkında bilgi verdik. Aileden Türkiye'ye gelmelerini rica ettik. Çok ağır bir süreçten geçiyorlar. Hem psikolojik hem de hukuki destek veriyoruz. Bir günde iki cinayet işlenmesi bizi de çok korkuttu. Ailenin tek isteği, cenazeye ulaşarak Özbekistan'a dönebilmek" ifadelerini kullandı.

Bu vahim olay, kadın cinayetlerinin ve şiddetin ne denli yaygınlaştığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Benzer trajedilerin yaşanmaması için toplumsal farkındalığın artırılması ve hukuki süreçlerin daha etkin işletilmesi büyük önem taşıyor. Kadınların güvenliği ve haklarının korunması konusunda kadın hakları savunucularının ve sivil toplum kuruluşlarının çalışmaları büyük değer taşıyor.

Bu tür olayların faillerinin en ağır şekilde cezalandırılması, caydırıcılık açısından kritik öneme sahiptir. Ayrıca, şiddet mağdurlarına yönelik destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ve erken müdahale sistemlerinin etkinleştirilmesi gerekmektedir. Cinayet gibi ağır suçlarda, soruşturmaların titizlikle yürütülmesi ve delillerin eksiksiz toplanması, adaletin tecellisi için elzemdir.

Bu olayda olduğu gibi, kayıp başvurularının ne kadar hayati olabileceği bir kez daha anlaşılmıştır. Kayıp vakalarının takibinde daha hassas ve hızlı hareket edilmesi, benzer acıların yaşanmasını engelleyebilir. İhbar ve başvuruların ciddiye alınması, olası felaketleri önleyebilir.

Kadınların maruz kaldığı şiddet ve cinayetler, toplumsal bir yara olmaya devam ediyor. Bu tür olayların kök nedenlerinin araştırılması ve toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda daha fazla adım atılması, gelecekte benzer trajedilerin yaşanmasını engellemenin anahtarıdır. Toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesi, her bireyin güvende ve özgür yaşayabildiği bir toplum inşa etmek için vazgeçilmezdir.

Bu tür vahim olaylar, uluslararası düzeyde de yankı bulmaktadır. Kadınlara yönelik şiddetle mücadele, Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) gibi uluslararası kuruluşların da öncelikli gündem maddelerinden biridir. Küresel işbirliği ve ortak mücadele, bu sorunun üstesinden gelmede önemli bir rol oynamaktadır.

Editör Notu: Bu haber, kadın cinayetlerinin ne kadar acımasız ve beklenmedik şekillerde ortaya çıkabildiğini gösteriyor. İkinci kurbanın varlığının ancak bir kayıp başvurusuyla anlaşılması, benzer vakaların gözden kaçma riskini ve toplumsal duyarlılığın önemini vurguluyor.

İlgili Haberler