Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Barış, İstikrar ve Refah Üreten Dış Politika" temasıyla düzenlenen konferansta, Türkiye'nin dış politika vizyonunu ve güncel uluslararası meselelere yönelik yaklaşımlarını detaylandırdı. Ankara'da bir araya gelen 148 büyükelçi ve 14 daimi temsilciye hitap eden Bakan Fidan, özellikle Filistin ve Suriye'deki duruma ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Fidan, Rusya-Ukrayna savaşının sona ermesi için Türkiye'nin barış masası kurmaya hazır olduğunu yineledi.
Türkiye'nin Dış Politika Vizyonu ve Güncel Meseleler
Filistin'de Kalıcı Barış İçin İki Devletli Çözüm
Bakan Fidan, Filistin'de kalıcı barışın sağlanması için iki devletli çözüm vizyonunu hayata geçirme kararlılığını vurguladı. Bu hedefe ulaşmak için sabırla ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceklerini belirtti. Fidan, Gazze'de yaşananların insanlık tarihine "kara bir leke" olarak geçtiğini ancak aynı zamanda küresel bir uyanışa vesile olduğunu söyledi. Türkiye'nin, İsrail'in Gazze'deki eylemleri karşısında küresel vicdanın sesi olduğunu ve ateşkesin sağlanmasında "başat rol" oynadığını ifade etti. Batı başkentlerinde dahi iki devletli çözümün kabul görmesinde Türk diplomasisinin ilkeli duruşunun payı olduğunu ekledi.
Suriye'de İstikrar ve Bölgesel Katkı
Suriye'deki duruma da değinen Fidan, ülkenin dış müdahalelerden arınmış ve istikrarlı bir hale gelmesinin bölge için büyük bir artı değer olacağına inandıklarını söyledi. Türkiye'nin, Suriye halkının yanında olmaya devam edeceğini belirtti. Fidan, son 15 yılda Suriye sahasında zorlu bir sınav verildiğini, siyasi ve ekonomik maliyetinin ödendiğini ancak insanlık onurundan taviz verilmediğini hatırlattı. 8 Aralık 2024'ün Suriye halkı için yeni bir umut sayfası olduğunu dile getirdi.
Rusya-Ukrayna Savaşına Diplomatik Çözüm
Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin olarak Bakan Fidan, Türkiye'nin temel ilkesinin "Savaşın kazananı, adil bir barışın ise kaybedeni olmaz" olduğunu yineledi. Bu inançla, savaşın diplomasi masasında sona ermesi için yoğun gayret gösterdiklerini belirtti. İstanbul'un, tarafların teknik düzeyde bir araya gelebildiği ve barış parametrelerini tartışabildiği tek platform olma özelliğini koruduğunu vurguladı. Türkiye'nin, savaşın diplomatik yollarla bitirilmesi için her türlü inisiyatifi almaya, kolaylaştırıcı rol oynamaya ve barış masasını yeniden kurmaya hazır olduğunu ifade etti. Bu durumun, Türk diplomasisine duyulan güvenin bir göstergesi olduğunu belirtti.
"Saygın ve Lider Bir Türkiye İnşa Ediyoruz"
Türkiye Yüzyılı Vizyonu ve Dış Politika
Bakan Fidan, Türkiye eksenli, bağımsız ve milli bir vizyonun esas olduğunu vurguladı. 360 derece perspektifiyle yürütülen dış politikanın, bu güçlü vizyonun hem mimarı hem de taşıyıcısı olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çizdiği Türkiye Yüzyılı hedefiyle, yakın coğrafyada güvenlik ve refah üreten, bölgesel ve küresel düzeyde düzen kurucu rolünü pekiştiren, uluslararası ticarette pazar payını ve rekabetçiliğini artırmış, uluslararası sisteme özgün katkılar sunabilen, saygın ve lider bir Türkiye inşa ettiklerini belirtti. Bu vizyonu somut icraata dönüştürmek için çabaladıklarının altını çizdi.
Türk Diplomasisinin Küresel Rolü
Türk diplomasisinin zaman ve mesafe tanımayacağını belirten Fidan, uluslararası düzen, bölgesel krizler ve insanlığın geleceğiyle ilgili her konuda Türkiye'nin özgün bir sözü ve doktrini olacağını kaydetti. Orta Doğu'dan Balkanlar'a, Afrika'dan Orta Asya'ya kadar Türkiye'nin tutumunun denklemlerde dikkate alınmasının tesadüf olmadığını, bunun Hariciye teşkilatının ve siyasi iradenin eseri olduğunu söyledi. Mevcut uluslararası sistemin çeşitli alanlarda kilitlendiğini, BM Güvenlik Konseyi reform ihtiyacından küresel ticaret sistemindeki adaletsizliklere kadar pek çok alanda tıkanıklıklar olduğunu hatırlattı. Bu düğümlerin çözümünde özgün fikirler üreten, bölgesel ve yaratıcı çözümler sunan ülkelerin ön plana çıktığını belirtti. Kendini sürekli rekabetçi konumda tutabilmenin yolunun, inisiyatif geliştirebilme kapasitesinden geçtiğini ifade etti.
Türkiye'nin Diplomasi Mimarisi ve Kurumsal Yenilenme
Söylem ve Algı Yönetimi
Bakan Fidan, Türkiye'nin diplomasi mimarisinin bir diğer boyutunun da söylem olduğunu belirtti. Güçlü bir vizyona sahip olunsa dahi bunun doğru ve sürekli güncellenen bir söylemle tahkim edilmesi gerektiğini söyledi. Algıların gerçeğin önüne geçtiği bir çağda haklı olmanın yetmediğini, haklılığın "doğru anlatılması" ve kitlelere ulaştırılması zorunluluğuna dikkati çekti. Büyükelçilerden, görev yaptıkları ülkelerde Türkiye'nin haklı tezlerini ve vizyonunu, bulundukları coğrafyanın diline ve kodlarına uygun şekilde tercüme ederek kalıcı etki bırakmalarını beklediğini ifade etti.
Kurumsal Kapasite ve Yenilikçi Yaklaşımlar
Türkiye'nin, artan küresel düzensizliğe karşı düzen kurucu vasfa sahip az sayıda aktörden biri olarak sahneye çıktığını dile getiren Fidan, başka bir devletin sistemini felç edecek krizlerin 4-5 tanesini aynı anda yönetebilme kapasitesine sahip olunduğunu vurguladı. Bu durumun, tarihin Türkiye'ye yüklediği misyonun ve uluslararası ilişkilerin mevcut koşullarının doğal bir sonucu olduğunu söyledi. Ankara'nın, kadimden moderne tevarüs eden devlet aklıyla krizleri yalnızca göğüslemediğini, aynı zamanda fırsata tahvil ettiğini belirtti. Yenilikçi diplomasi anlayışı çerçevesinde, bölgenin ihtiyaçlarına yönelik yaratıcı platformlar geliştirilmeye devam edildiğini aktardı. Balkan Barış Platformu ve Türk Devletleri Teşkilatı'nın (TDT) dayanışma çağrısı buna örnek gösterildi. Türkiye'nin, üyesi olduğu uluslararası kuruluşlarda da etkin ve yönlendirici roller üstlendiğini, BM'de "mazlumların sesi olmaya" devam ettiğini kaydetti.
NATO'daki Konum ve Gelecek Zirve
NATO ittifakındaki konumun hayati önemde olduğunu vurgulayan Fidan, Ankara'nın 2026 yılında NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapacağını söyledi. Bu zirvenin, ittifakın birlik ve dayanışması açısından tarihi bir buluşma olacağını belirterek, hazırlıkların titizlikle sürdürüldüğünü aktardı. Başarının rehavete değil, daha büyük bir gayrete sevk etmesi gerektiğini vurgulayan Fidan, çıtanın kendileri tarafından yükseltildiğini ve bunun gereğini yerine getirecek olanın da yine kendileri olduğunu ifade etti. Değişen dünyada rekabetçi kalabilmek için Bakanlığın da kendi içinde bir reform ve yenilenme sürecini kesintisiz sürdürmesi gerektiğini ve çizilen küresel ufuk ve stratejik hedeflerin, ancak bu yükü taşıyabilecek güçlü bir kurumsal omurga ile hayata geçirilebileceğinin altını çizdi.
Bakanlıktaki Yenileme Çalışmaları
Bakanlıkta kapsamlı bir dönüşüm sürecinin yaşandığını vurgulayan Fidan, kronik personel açığını kapatmaya yönelik önemli adımlar atıldığını dile getirdi. Kurum kültürünü nes