İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik "çıkar amaçlı suç örgütü" kurma ve yönetme iddialarıyla ilgili davada dördüncü güne girildi. Duruşma, sabah saatlerinde sanık yakınları ile güvenlik güçleri arasında yaşanan kısa süreli bir gerginlikle başladı. Dava, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nde, Silivri'deki cezaevi karşısında bulunan duruşma salonunda görülüyor. Davada, 107'si tutuklu olmak üzere toplam 407 sanık yargılanıyor. Duruşmanın ilerleyen saatlerinde sanıkların savunmalarına devam edildi.
Dünkü Duruşmada Yaşananlar
Davanın üçüncü duruşması da önceki günlerde olduğu gibi gergin anlara sahne oldu. Sanıkların savunmalarının alındığı duruşmada, özellikle sanık yakınları ile jandarma ekipleri arasında yaşanan kısa süreli tartışmalar dikkat çekti. Bu tür olaylar, davanın hassasiyetini ve kamuoyunun ilgisini bir kez daha gözler önüne serdi. Duruşma sonunda, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu, haksızlığa uğradıklarını ve seslerinin duyulmadığını belirterek duruma tepki gösterdi.
Bulut Aydöner'den Savunma
Duruşmada savunma yapan sanıklardan biri de CHP Parti Meclisi Üyesi Baki Aydöner'in kardeşi Bulut Aydöner oldu. Aydöner, iddianamede yer alan iki eylemle suçlandığını belirtti. Kendisinin bir iş insanı olduğunu ve ailesinin ticari faaliyetlerde bulunan şirketlerinde çalıştığını ifade etti. Aydöner'in ardından avukatı da savunmasını sundu.
Selamlama Gerginliği ve Jandarma Müdahalesi
Duruşma salonuna girişte yaşanan bir olay, kısa süreli bir gerginliğe neden oldu. Sanıklardan İBB Muhtarlık İşleri Daire Başkanı Yavuz Saltık, salona girerken izleyicilere selam verdi. Bu durumun bir süre devam etmesi üzerine jandarma ekipleri, Saltık'ın yerine geçmesi yönünde müdahalede bulundu. Bu müdahale üzerine bazı sanıklar ve avukatları ile jandarma arasında kısa süreli bir tartışma yaşandı. Tartışmanın sona ermesinin ardından diğer sanıklar da salona alındı.
Sırrı Küçük'ün Savunması ve Çelişkili İfadeler
Duruşmanın öğleden sonraki bölümünde, CHP İdari ve Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat'ın şoförü olan tutuklu sanık Sırrı Küçük'ün savunması alındı. Küçük, üzerine atılı suçlamaları reddettiğini belirtti. 31 Mayıs 2025'te gözaltına alınıp tutuklandığını ve tutuksuz sanık Ömer Güngör'ün 12 Haziran 2025'te kendisi aleyhine ifade vermesinin çelişkili olduğunu savundu. Küçük, ifadesinde kendisine Esenyurt'taki Sheraton Otel ve Başak Petrol'deki varlığı hakkında sorular sorulduğunu aktardı. Sheraton Otel'e birçok kez gittiğini, parti ve sivil toplum kuruluşu etkinlikleri ile yakınlarının düğünleri için bulunduğunu söyledi. Vekilini de otelin girişine kadar bıraktığını, aracını park edip sosyal medya için birkaç kare çektiğini belirtti.
"5 Milyon Kocaman Bir Bavul Yapar"
Sırrı Küçük, Özgür Karabat'ı İstanbul'daki birçok etkinliğe götürmenin kendi asli görevi olduğunu ve bu nedenle maaş aldığını vurguladı. Karabat'ın otelde, araçta veya herhangi bir mekanda para için biriyle görüşmediğini ve kendisini bu konuda görevlendirmediğini ifade etti. Başak Petrol'ün bir Petrol Ofisi işletmesi olduğunu belirten Küçük, burayı yakıt almak, lavabo ihtiyacını gidermek ve araç yıkamak için kullandığını söyledi. Bu tür bir yerde bulunmasının hayatın olağan akışına uygun olduğunu ancak rüşvete aracılık etmekle suçlanmasını kabul etmediğini dile getirdi. Ömer Güngör'ün kendisine benzinlikte 5 milyon lira verdiği iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunan Küçük, "Ömer Bey bana para verecek ben de cebime koyup alıp gideceğim mümkün mü? 5 milyon kocaman bir bavul yapar. HTS kayıtlarına bakın benim de Ömer Güngör ile arama kaydımız yok." dedi. Küçük ile birlikte toplamda 3 tutuklu sanığın savunması tamamlanmış oldu. İddianamede "örgüt lideri" olduğu öne sürülen Ekrem İmamoğlu'nun ise 106. sırada söz alması bekleniyor.
Duruşmalar Nisan Sonuna Kadar Sürecek
Duruşmaların nisan ayı sonuna kadar haftanın 4 günü devam etmesi planlanıyor. Bu durum, davanın ne kadar süreceği konusunda bir fikir veriyor. Davanın uzun soluklu olacağı ve detaylı bir inceleme gerektireceği anlaşılıyor.
İddianameden Önemli Ayrıntılar
İddianamede, tutuklanmasının ardından İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu, örgüt yöneticisi olarak gösteriliyor. İhalelerde usulsüzlük yapıldığı, metro ve İSKİ kredilerinin amaç dışı kullanıldığı, iş insanlarından zorla bağış toplandığı iddiaları iddianamede yer alıyor. 3 bin 739 sayfadan oluşan iddianamede, toplanan paranın öncelikle CHP yönetimini ele geçirmek için kullanıldığı, devam eden süreçte ise İmamoğlu'nun Cumhurbaşkanlığı adaylığı için kullanılmasının amaçlandığı aktarılıyor.
Savcılıktan "Ahtapot" Benzetmesi
Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede, İstanbul'da kurulan sistem bir ahtapotun kollarına benzetilerek örgütün şeması çizildi. Devleti milyarlarca lira zarara uğratmakla suçlanan sanıklar hakkında binlerce yıl hapis cezası talep ediliyor. Bu benzetme, suçlamaların ciddiyetini ve kapsamını vurguluyor.
İmamoğlu'na 2 Bin 352 Yıl Hapis Cezası İsteniyor
Ekrem İmamoğlu hakkında, 142 farklı eylemden sorumlu tutularak 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Bu rakam, davanın en dikkat çekici unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Davanın sonucunun ne olacağı merakla bekleniyor.
Gizli Tanıklar ve Diğer Sanıklar
Soruşturma sürecinde etkin pişmanlıktan faydalanan 76 sanık ve gizli tanık olan 15 ismin ifadeleri, davanın seyrini değiştirdi. Gizli tanıklara İlke, Gürgen, Çınar, Rüzgar, Sekoya, Zeytin, Martı, Meşe, Kartal, Ladin, Doğan, Maun, Mimoza, Köknar ve Şahin gibi kod isimleri verildi. Sanıklar arasında Şişli ve Beylikdüzü belediye başkanlıklarından uzaklaştırılan Resul Emrah Şahan ve Mehmet Murat Çalık, gazeteciler Ruşen Çakır, Yavuz Oğhan, Şaban Sevinç, Soner Yalçın ile sanatçı Ercan Saatçi ve Galatasaray Kulübü Genel Sekreteri Eray Yazgan gibi isimler de bulunuyor. Bu geniş sanık listesi, davanın ne kadar kapsamlı olduğunu gösteriyor. Davanın tüm detayları için İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile ilgili Wikipedia sayfasını inceleyebilirsiniz.